Zaman, elinde görünmez bir fırçayla her gün ruhumuza yeni bir renk sürerken, biz sadece dökülen yaprakları saymakla meşgulüz.

Aslında geçen zaman değildir; biz, zamanın içinden geçen yorgun yolcularız.

Zaman, her yaranın ilacı değildir; o sadece acıyı üzerine katlayıp kaldırdığın geniş bir kumaştır.

Anı yaşamak, zamanın akışına karşı kürek çekmek değil, nehrin kendisi olmayı kabul etmektir.

Zaman, hakikati en sona saklayan ama asla yalan söylemeyen tek şahittir.

Kaybedilen zaman, geri alınamayan tek sermaye; harcanan zaman ise ruhun en büyük mirasıdır.

Gelecek, henüz açılmamış bir mektup; geçmiş ise pulları sökülmüş bir zarftır; elimizde kalan tek şey ise şu anın mürekkebidir.

Zaman, insanın sabrını ölçmek için kullandığı evrensel bir terazidir.

Büyük saatlerin tiktakları arasında kaybolan hayat, bazen tek bir saniyeye sığdırılan derin bir bakışta gizlidir.

Zaman, her şeyi eskitirken sadece samimiyeti cilalayıp parlatır.

Kendi zamanını başkasının saatine göre ayarlayan, hayatı boyunca hep geç kalmaya mahkûmdur.

Zaman bir hapishane değil, içinde ne kadar özgür olacağına karar verdiğin uçsuz bucaksız bir gökyüzüdür.

Geçmişin tozlu raflarında dolaşırken, şu anın taze havasını ciğerlerine çekmeyi unutmamalısın.

Zaman, biriktirdiğin eşyaları elinden alır ama biriktirdiğin duyguları kemiklerine kazır.

Durmuş bir saat bile günde iki kez doğruyu söylerken, boşa harcanan bir ömür hiçbir anında doğruya dokunamaz.

Zaman, sessizce yürüyen bir devdir; biz ise onun ayak izlerinde kendi dünyamızı kurmaya çalışan karıncalarız.

Hızlı yaşamak zamanı çoğaltmaz, sadece manzaranın tadını çıkarmanı engeller.

Zaman, sevdiklerinle geçirdiğinde kısalan, yalnız kaldığında ise bir asra dönüşen sihirli bir ölçüdür.

Güneşin doğuşuyla batışı arasındaki o ince çizgi, insanın tüm hikâyesinin sığdığı dar bir koridordur.

Zaman, unutmak için değil, kabullenmek ve büyümek için verilmiş bir armağandır.

Geleceğin endişesiyle bugününü kurban edenler, zamanın en büyük borçlularıdır.

Zaman, taşları bile toz haline getiren ama gerçek dostlukları elmasa dönüştüren bir ustadır.

Her saniye, evrenin bize fısıldadığı "hâlâ vaktin var" cümlesinin birer hecesidir.

Zamanın durduğu anlar, saatin kaç olduğunu unuttuğun o huzurlu boşluklardır.

Zaman, hataları düzeltmek için değil, hatalarla yaşamayı öğrenmek için akar.

Bir çiçeğin açması için gereken zaman neyse, bir insanın kendini bulması için gereken süre de odur.

Zaman, sadece takvim yapraklarında değil, aynadaki çizgilerde ve kalpteki izlerde okunur.

Zamanı durdurmak imkansızdır ama onu anlamlı kılmak, sonsuzluğa atılmış bir imzadır.

Zaman, hiçbir yere yetişmeye çalışmayanlar için en sadık arkadaştır.

Eskiye özlem duymak, zamanın seni geride bıraktığına inanmaktır; oysa zaman her an yeniden başlar.

Zaman, sustuğunda en çok şeyi anlatan o derin bilgeye benzer.

Zamanın değerini, son saniyesine kadar sadece hayatı gerçekten sevenler anlar.

Yarın, zamanın bize sunduğu bir vaat değil, sadece bir ihtimaldir.

Zaman, içimizdeki çocuğu yaşlandırsa da, ruhumuzdaki bilgeliği gençleştirmelidir.

Geçmişe bakarken boynun tutuluyorsa, zamanın senin için artık ileriye gitmediğini anlamalısın.

Zaman, ruhun nefes alma ritmidir; bazen yavaşlar, bazen hızlanır ama asla durmaz.

Zamanı biriktiremezsin, sadece onu neyle doldurduğunu seçebilirsin.

Zaman, sonunda herkesi aynı toprağa davet eden en adaletli davetiyedir. 

Zaman ile ilgili laflar, zaman ile ilgili sözler 


Bu Sözleri Paylaş

0 Yorum