Nefret, aslında sahibini yakan ama düşmanını ısıtmayan, sönmeye yüz tutmuş bir yangın kalıntısıdır.

Birinden nefret etmek, o kişinin zihninizde kira ödemeden oturmasına izin vermektir.

Nefret, ruhun üzerine giyilmiş ve her geçen gün daralan demir bir zırhtır; insanı korumaz, sadece hapseder.

Nefretin gözleri o kadar karanlıktır ki, karşısındakinin hatasını görürken kendi uçurumunu fark edemez.

Bir kalbe nefret ektiğinizde, o topraktan sevgi çiçeği beklemek evrenin dengesine ihanettir.

Nefret, sevginin yokluğu değil, yanlış yöne akıtılmış ve zehirlenmiş halidir.

Düşmanına duyduğun nefret, onun sana verdiği zarardan daha fazlasını kendi hücrelerine verir.

Nefret dolu bir dil, konuştuğu her kelimeyle önce kendi sahibinin boğazını yaralar.

Geçmişin yükünü nefretle taşımak, paslı bir çiviyi avucunda sıkarak yürümeye benzer.

Nefret, hakikatin üzerine çekilmiş en kalın perdedir; ne gerçeği görmene izin verir ne de huzuru.

Öfke bir fırtınadır geçer, ancak nefret o fırtınanın bıraktığı durgun ve zehirli sudur.

Nefret, insanın kendi içindeki iyiliği kurutmak için kullandığı en keskin usturadır.

Başkasına duyulan nefret, kendi iç huzurunu ateşe verip dumanında boğulmaktır.

Nefretin olduğu yerde mantık, tacını bırakıp kaçan bir hükümdar gibidir.

Birini nefretle hatırlamak, o kişiyi hâlâ hayatının merkezinde bir yerlerde yaşatmaktır.

Nefret, ruhun en ağır hapishanesidir ve gardiyanı da yine insanın kendisidir.

Nefretle bilenmiş bir zihin, keskinleşirken kendi inceliğini ve zarafetini kaybeder.

Affetmemek bir seçim olabilir ama nefret etmek ruhu yavaş yavaş çürüten bir hastalıktır.

Nefret, başkasına fırlatmak için elinde tuttuğun ama sadece senin avucunu yakan sıcak bir kömürdür.

Dünyanın en ağır yükü, içinde biriktirdiğin ve hiç kimseye faydası olmayan nefrettir.

Nefretle bakılan bir manzara, dünyanın en güzel bahçesi olsa bile çöl gibi görünür.

Ruhunuzu nefretten arındırmak, kendinize verebileceğiniz en büyük özgürlük hediyesidir.

Nefret, kalbin ritmini bozan ve vicdanın sesini kısan gürültülü bir sessizliktir.

Birinden nefret ederek onu cezalandıramazsınız, sadece kendi uykularınızdan çalarsınız.

Nefret duygusu, karanlık bir kuyunun dibinde oturup yukarıdaki güneşe küfretmektir.

Zaman her şeyi iyileştirir derler ama nefretle beslenen yaralar her geçen gün daha da derinleşir.

Nefret, insanı insanlığından uzaklaştıran, duyguların en ilkel ve en yıkıcı olanıdır.

Nefretle kurulan her cümle, sevgiyle inşa edilebilecek binlerce köprüyü havaya uçurur.

Başkasına nefret kusarken aslında kendi iç dünyandaki kirli aynayı yansıtırsın.

Nefret, bir kez kalbe yerleştiğinde misafirliğini unutan ve ev sahibini kovan arsız bir duygudur.

Güneşe sırtını dönenler, gölgelerini nefret sanıp ondan kaçmaya çalışırlar.

Nefret, zayıflığın hırçın maskesidir; güçlü insan nefretle vakit kaybetmeyecek kadar hayatın farkındadır.

Nefretin kazandığı hiçbir savaş, ruhun zaferiyle sonuçlanmamıştır.

Nefretle dolup taşan bir yürekte, mucizelere ve yeni başlangıçlara yer kalmaz.

Nefret ile ilgili laflar, nefret ile ilgili sözler


Bu Sözleri Paylaş

0 Yorum