Kalbin şehri Kızılırmak gibi coşarsa menzilin her daim huzur olur.
Ruhun aynası pas tutmuşsa hangi güneşin ışığı seni aydınlatabilir.
Kırıkkale’nin bozkırında açan bir çiçek gibi sabırla beklemeyi öğrenmelisin.
Göz gördüğüne kanar ama gönül sadece hissettiğine boyun eğer.
Demirin dövüldüğü ocaklarda sadece metal değil benlik de terbiye edilir.
Aşkın dili tektir lakin her yürekte farklı bir tınıyla yankılanır.
Yolun sonunu değil attığın adımın samimiyetini sorgula.
Kendi içindeki karanlığı görmeyen başkasının ışığına ancak düşman olur.
Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini hakikate göre ayarla.
Susmak bazen en gürültülü feryattan daha derine nüfuz eder.
Toprağa düşen her tohum gibi insan da önce yok olmayı kabul etmelidir.
Vefa dediğin sadece bir isim değil bir ömrün sessizce feda edilmesidir.
Eski bir dostun bakışında gizlenen sırrı ancak sükut çözer.
Arayan bulamaz lakin bulanlar sadece samimiyetle arayanlardır.
Gökyüzü her yerde aynıdır ama her pencereden farklı görünür.
Sözün ateşi odunu değil sadece gafletten örülmüş perdeleri yakar.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmak kalbin kendi içine hicret etmesidir.
Kaderin yazdığına razı olanın yükü tüyden daha hafif olur.
Gönül kırmak bir şehri yıkmaktan daha ağır bir vebaldir.
Irmak akar gider ama yatağında bıraktığı iz hep taze kalır.
Kibirli bir başın eğilmesi için önce tevazu pınarında yıkanması gerekir.
Güneş doğudan yükselir ama nuru her yöne eşit dağılır.
Dostun sofrasında tuz olmak bal olmaktan daha kıymetlidir.
Hüznün bittiği yerde umut değil yeni bir başlangıç filizlenir.
Zamanın eli her şeyi eskitir ama saf bir niyet hep genç kalır.
Sırrını rüzgara verirsen ormanların fısıltısından kaçamazsın.
Dikenin içindeki gülü görmeyen baharı sadece rüyada tanır.
Bir lokma ekmeği bölüşmek bin sofrayı tek başına kurmaktan evladır.
Yalnızlık Allah’a mahsustur kulun yalnızlığı ise sadece bir yanılgıdır.
Dağlar ne kadar yüksek olursa olsun bulutlar üzerinden aşar gider.
Gönül gözü kapalı olanın elindeki fener sadece başkasını aydınlatır.
Aşkın ateşi düştüğü yeri değil değdiği her ruhu yakıp geçer.
Kelamın en güzeli eylemle mühürlenmiş olanıdır.
Yorgun düşen ayaklar değil umudunu yitirmiş olan kalplerdir.
Sabrın sonu selamet değil bizzat sabrın kendisi bir keramettir.
Gözyaşı kalbin pasını silen en saf ve berrak sudur.
Kırıkkale’nin sert rüzgarı sadece çürük dalları koparıp atar.
Hiç kimse göründüğü kadar uzak ya da sanıldığı kadar yakın değildir.
Hakikatin kapısı sadece "ben" yükünden kurtulanlara açılır.
Dünya bir misafirhanedir ve bizler sadece birer gölgeden ibaretiz.
0 Yorum