Nankörlükle ilgili sözler

Güneşi üzerine doğuran elin sıcaklığını unutup, gölgesine sığındığı ağacı baltalayanın kökü kurumaya mahkumdur.

Nankörlük, kalbin en karanlık köşesinde büyüyen ve verilen her emeği görünmez kılan bir sistir.

Ekmeği bölüştüğün sofrada, tuzu unutanın tadı ömür boyu dilinde eksik kalır.

Kuyudan su içip de yukarı çıktığında kuyuya taş atan, aslında kendi susuzluğunu ebedileştirir.

Bazı insanlar çiçek açana kadar baharı sever, çiçek açınca ise baharı getireni çoktan unutmuş olur.

Cömertliğin karşılığı teşekkür değilse bile, nankörlük emek verenin ruhuna sıkılmış sessiz bir kurşundur.

Nankörlük, verilen iyiliği bir yük gibi görüp, o yükten kurtulmak için iyilik yapana sırt çevirmektir.

Gözündeki perdeyi açan parmağı ısıranda, görme yetisinden çok vefa duygusu körleşmiştir.

Kanatlarını senin verdiğin kuşun, ilk uçuşunda seni tepeden süzüp yabancı saymasıdır nankörlük.

Zifiri karanlıkta fener tutanın yüzünü, aydınlığa kavuşur kavuşmaz ilk unutanlar nankörlerdir.

Emek bir topraktır; nankör ise o toprağın üzerinde yürüyüp de ayak izlerini bile inkar edendir.

Kışın donarken paltonu paylaşanın, yazın sıcağında gölgeni kıskanması kalbin en büyük ayıbıdır.

İyiliğin raf ömrü nankörün zihninde, işi bitene kadar geçen o kısa süre kadardır.

Yarasını sardığın elin, iyileşir iyileşmez sana yumruk olması dünyanın en eski ve en acı hikayesidir.

Nankörlük, geçmişin tüm güzelliklerini tek bir bencillik kalemiyle boydan boyda karalamaktır.

Birinin hayatına köprü olup karşıya geçmesini sağladığında, arkasını dönüp o köprüyü yıkanın gidecek yolu kalmaz.

Denizin içindeki balık suyu bilmez, nankörün içindeki ruh da huzuru ve vefayı tanımaz.

Sana uzatılan dalı tutup tırmananın, zirveye vardığında o dalı budaması sadece kendine ihanetidir.

Nankörlük, insanın kendisine yapılan iyiliği bir borç, kötülüğü ise bir hak olarak görmesidir.

Susuzluğunu gideren pınarı kurutmaya çalışanın, yarın sığınacak bir damla suyu bile olmaz.

İyilik, nankörün elinde hızla eriyen bir buz parçası gibidir; ne serinliği kalır ne de izi.

Vefa bir ayna ise, nankörlük o aynanın üzerine atılan simsiyah bir boyadır.

Kalbindeki boşluğu seninle dolduranın, içi dolunca seni dışarıda bırakması ruhun iflasıdır.

Nankörlük, dünün fedakarlıklarını bugünün hırslarına kurban etme sanatıdır.

Yolunu aydınlattığın kişinin, feneri elinden alıp seni karanlıkta bırakmasıdır vefasızlık.

Bazı insanlar, onları boğulmaktan kurtaran eli, kıyıya çıktıkları an "neden ıslattın" diye suçlarlar.

Gönül bahçene su veren elin kadrini bilmeyenin, ömrü boyunca hiçbir çiçeği kalıcı olmaz.

Nankörlük, sevginin üzerine çekilen ve altındaki tüm değerleri çürüten bir beton gibidir.

Verilen her sözün, dökülen her terin ve gösterilen her sabrın katili, o buz gibi nankörlüktür.

Vefayı bir zayıflık, nankörlüğü ise bir güç sananın elinde sadece koca bir yalnızlık kalır.

Nankörlükle ilgili laflar,  nankörlükle ilgili sözler


Bu Sözleri Paylaş

0 Yorum