Hayatım tam bir yanlış anlaşılmalar senfonisi ama şefi ben değilim.

Cüzdanımdaki boşluk hissini meditasyonla bile dolduramıyorum.

Gelecek kaygım ve ben sabah kahvesinde yine birbirimizi ağırladık.

Kendi kendime verdiğim sözleri tutmadığım için kendime çok kırgınım.

Zeka beni her gördüğünde yolunu değiştiriyor, sanırım aramız bozuk.

Özgeçmişime sabırlı yazdım çünkü hala yaşıyorum.

Pazartesi günüyle aramda çözülemeyen bir kan davası var.

Hayallerim okyanus ama gerçekler evdeki su sızıntısı.

İçimdeki çocuk emeklilik dilekçesini verdi, artık sadece dinlenmek istiyor.

Telefonumun şarjı bitince mecburen kendi derinliğimde boğuluyorum.

Diyet yaparken yediğim salatalar içimde devrim başlatmak üzere.

Kariyer basamaklarını çıkarken asansörün ücretli olduğunu fark ettim.

Karar verme yeteneğim sadece hangi diziyi izlesem noktasında takılı kalıyor.

Yastığımın soğuk tarafı benim tek gerçek huzur kaynağım.

Güzellik uykusuna yattım ama sanırım kabusa denk geldim.

Çorabımın teki kaybolunca diğeriyle yas tutuyoruz.

İnternetim kesilince mecburen duvarlardaki desenlerle arkadaş oldum.

Şans kapımı çaldığında ben muhtemelen kulaklıkla yüksek sesli müzik dinliyordum.

Kendi kendimin en sevdiği izleyicisiyim, hayatım tam bir trajikomedi.

Buzdolabını her açtığımda yeni bir umut yeşeriyor ama tencerede yine dünden kalanlar var.

Sinekleri kovalarken yaptığım dansın bir ismi olsa keşke.

Hafta sonu planlarım ve koltuğum arasındaki çekim gücü fizik kurallarına aykırı.

Gözlerimdeki yorgunluk ifadesi artık kalıcı bir dövme gibi.

Hayat bir maratonsa ben kesinlikle kenarda su dağıtan kişiyim.

Sabah alarmıyla girdiğim o küçük çaplı psikolojik savaş her gün mağlubiyetle bitiyor.

Kafamın içindeki düşünceler o kadar yoğun ki bazen içeride trafik polisi gerekiyor.

Eskiden her şeyi dert ederdim şimdi dert edecek bir şey kalmayınca dertleniyorum.

Sosyal medyadaki mutluluk pozları arasında tek gerçek benim asık suratım.

Pahalı hobilerim yok ama nefes almak bile bütçemi sarsıyor.

Zaman makinesi bulsam sadece dünkü akşam yemeğini daha erken yerdim.

Kendi esprilerime gülmesem ortamda büyük bir sessizlik olacak.

Hayat yolunda ilerlerken sürekli navigasyonun "yeniden hesaplanıyor" sesini duyuyorum.

Spor salonuna sadece aidat ödeyerek katkıda bulunuyorum, manevi spor bu.

Bitkilerim bile benimle konuşmuyor, sanırım susuzluktan grevdeler.

Bu kadar kısa sözden sonra hayatımın özeti hala tek bir kelime: Bekliyoruz.

Kısa laflar, kısa sözler


Bu Sözleri Paylaş

0 Yorum