Varlığınla bir şey katamadığın hayatımdan, yokluğunla eksilteceğin tek şey zaman kaybı olur.
Bazı insanların vicdanı tertemiz, çünkü onu hiç kullanmıyorlar.
Senin kalitenin yettiği yerlerde, benim ancak gölgem dinlenir.
Bazılarına verebileceğin en büyük değer, sırtını dönüp gitmektir.
Söylediğin yalanlar boyunu aşmış ama karakterin hala yerlerde sürünüyor.
Kendini vazgeçilmez sananların, bir gün vazgeçilenler listesinin başında olduğunu gördüm.
Maskelerin altındaki o sahte yüzleri gördükçe, yalnızlığıma daha çok sarılıyorum.
Senin kelime haznen benim suskunluklarımı anlamaya yetmez.
Fiyatı olanların yanında, değeri olan birini bulmak bu devrin en büyük lüksüymüş.
Gidişinle hayatımda bir boşluk değil, sadece bir kalabalık azaldı.
Bazı insanlar sadece hayatın tozudur; rüzgar estikçe savrulur, yağmur yağınca çamur olurlar.
Seni adam yerine koydum ama görüyorum ki yerini yadırgamışsın.
Diline doladığın dürüstlük, ruhuna uğramayı unutmuş.
Gözümden düşenlerin üzerine basarak yükselmeyi öğrendim.
Seninle olan hesabımı kapattım, artık bakiyen sıfır, hükmün yok.
Gölgesinde dinlenemediğim ağacın dalını kırmakla uğraşmam, kökünden unuturum.
Bazıları aynaya baktığında kendini görür, ben baktığımda hatalarımı ders diye okurum.
Ucuz insanların üzerine pahalı hayaller kurduğum için kendimden özür dilerim.
Zirvede yerin hazır dediler ama senin zirve dediğin yer benim için sadece başlangıç çizgisiymiş.
Suskunluğum korkumdan değil, muhatabımın kalitesizliğindendir.
Beni yıkmaya çalışanların, enkazımın altında kalışını izlemek en büyük hobim oldu.
Karakteri olmayan birine şeref dersi vermek, kör birine renkleri anlatmak gibidir.
Senin gururunun bittiği yerde benim sabrım başlar, ama o sabır senin sonun olur.
Bazılarına "hoşça kal" demek yerine, "hak ettiğin yerde kal" demek daha samimi.
Hayatımdaki gereksiz insanların sesini kıstım, şimdi huzurun tadını çıkarıyorum.
Yüreğinde sevgi olmayan birinden saygı beklemek, kuruyan bir kuyudan su istemektir.
Bana attığın kazıklar, sadece zirveye giden yolun basamakları oldu.
Seni kaybettiğim için üzülmüyorum, kendimi kazandığım için seviniyorum.
Sözlerin o kadar ağır ki, altında kalman an meselesi.
Gidişin bir yıkım değil, sadece çürük bir binanın tahliyesiydi.
Senin kurguladığın oyunlarda, ben sadece yönetmen koltuğunda otururum.
Sırtımdan vurduğun her hançer, kalbimi daha da nasırlaştırdı; artık canım yanmıyor.
Beni tanıdığını sananlar, sadece onlara gösterdiğim kadarımı biliyorlar.
Bazı insanlar kitap gibidir; kapaklarına bakıp aldanırsın ama içi boş çıkar.
Bu hayat senin tiyatron olabilir ama perdenin ne zaman kapanacağına ben karar veririm.
0 Yorum