Hayatım tam bir "kullanıcı hatası" gibi ama garanti belgem de kayıp.

Cüzdanımdaki paralar o kadar yalnız ki, bazen aralarına bozuk para atıyorum sosyalleşsinler diye.

Kendi kendime konuşurken araya girmiyorum, çünkü nezaket bunu gerektirir.

Sabahları alarm çalınca sanki bomba imha uzmanıymışım gibi büyük bir stresle o erteleme tuşuna basıyorum.

Gelecek kaygım ve geçmiş pişmanlıklarım el ele tutuşmuş, şimdiki zamanımı dövüyorlar.

Zeka peşimden koşuyor ama benim kondisyonum çok düşük, hemen bir köşede saklanıyorum.

Özgeçmişime "uyumlu biriyim" yazdım ama kastettiğim şey, pijamalarımın altıyla üstünün aynı renk olmasıydı.

İçimdeki ses sürekli "hadi gidelim" diyor ama nereye gideceğimiz konusunda o da çok kararsız.

Eskiden "hayat devam ediyor" derdim, şimdi "hayat beni sürüklüyor" aşamasına geçtim.

Sosyal medya profilim o kadar havalı ki, bazen kendi hayatıma bakıp "bu kimin hayatı acaba" diyorum.

Diyet yaparken yediğim her salata dilimi, beynimde bir iskender kebap olarak hayal ediliyor.

Telefonumun şarjı yüzde bir olduğunda verdiğim hayatta kalma mücadelesini kimseden görmedim.

Karar verme yeteneğim o kadar zayıf ki, asansörde hangi kata basacağımı bile üç kere düşünüyorum.

Eğer bitkiler konuşabilseydi, muhtemelen bana "beni sulamayı yine unuttun" diye bağırırlardı.

Spor salonuna gitmek yerine, spor salonunun önünden geçerken derin nefes alıyorum; oradaki protein tozlu havayı solumak da bir nevi spor.

Pazartesi sendromu yaşamıyorum çünkü pazar gecesinden itibaren bilincimi kapatıyorum.

Hayallerim Paris ama gerçekler her zaman otobüs durağında sıra beklemek.

Kafamın içindeki düşünceler o kadar kalabalık ki, bazen içeride ayakta yolcu alıyoruz.

Kendi kendimin en iyi arkadaşıyım, en azından espri yapınca sadece ben gülmüyorum, o da gülüyor.

Buzdolabını her açtığımda sihirli bir şekilde orada yeni bir pasta belireceğine dair inancım hiç bitmiyor.

Yastığımın soğuk tarafı benim için bu dünyadaki en istikrarlı ilişki.

Çorabımın teki kaybolunca diğerine bakıp "senin adına çok üzgünüm" diyorum, tam bir yas havası.

Hayat bir yolculuksa, ben muhtemelen yanlış otobüse binip en arkada uyuyakalan yolcuyumdur.

İnternetim yavaşlayınca mecburen tavanı izliyorum, meğer ne kadar çok çatlak varmış, tam bir belgesel tadında.

Güzellik uykusuna yattım ama sanırım kış uykusuna denk geldi, hala uyanamadım.

Şans kapımı çaldığında ben kesinlikle banyodayımdır ve havluya ulaşmaya çalışıyorumdur.

Kariyer basamaklarını tırmanırken bir baktım ki asansör sadece genel müdürlere çalışıyor.

Ciddi durmaya çalıştığım anlarda aklıma gelen o saçma sapan komik anı yüzünden tüm karizmam yerle bir oluyor.

Gelecekten tek beklentim, sabahları uykumu almış bir şekilde uyanmak; ama biliyorum ki bu en büyük bilim kurgu senaryosu.

Bu kadar sözü okuduktan sonra hala gülmüyorsan, muhtemelen senin de şarjın benimki gibi yüzde bir kalmıştır.

Komik laflar, komik sözler


Bu Sözleri Paylaş

0 Yorum