Kendi gölgesini güneş zannedenler, başkalarının karanlığında boğulmaya mahkumdur.
Kalbinin kapılarını sadece içeri girmek için kullananlar, dışarıdaki imdat çığlıklarını asla duymazlar.
Bencilin sofrasında sadece kendi iştahı ağırlanır; geri kalan her şey dekordur.
Dünyayı sadece kendi gözbebeğinden ibaret sanan, evrenin devasalığı karşısında hep cüce kalır.
Bir elin verdiğini diğer elinden saklayan değil, tüm elleri kendi cebine dikmeye çalışan yorulur.
Kendi zirvesine başkalarının omuzlarına basarak çıkanın, inişi uçurumdan farksızdır.
Ruhun pencerelerini içeriye aynayla kaplayanlar, dışarıdaki baharı göremezler.
Bencillik, insanın kendi etrafına ördüğü ve sonunda içinde nefessiz kaldığı bir koza gibidir.
Sevgiyi bir ticaret, ilgiyi bir yatırım sanan kalp, iflas etmeye mahkumdur.
Sadece kendi susuzluğunu dindirmek için nehri kurutan, yarın çölde tek başına kalır.
Bencilin lugatında "biz" kelimesi, "ben"in çoğul eki almış halinden başka bir şey değildir.
Kendi gemisini kurtarmak için filikaları parçalayan kaptan, limana ulaştığında karşılanacak kimse bulamaz.
Başkasının bahçesindeki çiçeği koparıp kendi vazosuna koyan, güzelliği değil sadece bir ölümü sahiplenir.
Vicdanın sesini, kendi hırslarının gürültüsüyle bastıranlar sağır bir ömür sürerler.
Paylaşılmayan her mutluluk, zamanla sahibinin sırtında bir yüke dönüşür.
Bencillik, insanın kendi aynasında devleşirken hakikatte kum tanesine dönüşmesidir.
Sürekli "önce ben" diyenler, genellikle en sonunda "sadece ben" ile baş başa kalırlar.
Başkalarının acısını hissedemeyen kalp, aslında yaşamıyor demektir; sadece atıyordur.
Kendi yangınını söndürmek için komşusunun suyunu çalan, yarın kendi susuzluğunda yanar.
Bencillik, ruhun tek kişilik bir hücreye gönüllü hapsolmasıdır.
Kendi rüzgarını yaratmak için başkalarının yelkenini yırtanlar, asla huzurlu bir denize ulaşamazlar.
Bir insanın değeri, sadece kendine ayırdığı payla değil, başkasına bıraktığı boşlukla ölçülür.
Gözü sadece kendi menfaatine odaklanmış olanlar, hayatın en zarif detaylarını kaçırırlar.
Bencil, başkasının emeğini kendi başarısının tuzu sanır.
Kendi konforu için başkalarının huzurunu bozanın uykusu hiçbir zaman derin olmaz.
Sadece kendi sesini duymak isteyen, hayatın muazzam senfonisinden mahrum kalır.
Bencillik, insanın kendi zihninde kurduğu ve tebaası olmayan bir krallıktır.
Almayı bir sanat, vermeyi bir zül gören ruhlar, manen hep aç kalırlar.
Kendi fenerini yakmak için başkasının kandilini söndüren, karanlığa ortak olur.
Dünyanın merkezi olduğunu sanan her insan, aslında kendi yalnızlığının etrafında döner.
Bencillik, sevginin üzerine dökülen ve onu çürüten bir asittir.
Sadece kendi yaralarını saran, başkalarının yaralarını kanatır.
Kendini aşamayan her düşünce, bencilliğin dar koridorlarında kaybolmaya mahkumdur.
Gerçek özgürlük "ben"den kurtulup, "diğeri"ne dokunabildiğimiz noktada başlar.
0 Yorum