Asıl kayıp, bir şeyi elden çıkarmak değil; o şeyin içindeki yerini dolduramamaktır.
Eksilen her parça, ruhun kendi derinliğini keşfetmesi için açılan bir boşluktur.
Kaybetmek, hayatın bize sahip olduklarımızın geçiciliğini fısıldama biçimidir.
Elinin boş kalması, kalbinin genişlemesi için gereken ilk şarttır.
Birini kaybetmekten korktuğun an, onu aslında zihninde çoktan uğurlamışsındır.
Gidenin bıraktığı boşluk, kalan her şeyin anlamını sorgulatan bir aynadır.
Kaybetmek, sadece bir sonuç değil; ruhun yeni bir yola girmek için verdiği ağır bir moladır.
En büyük kayıp, insanın kendini bir başkasının varlığında unutup sonra o kişiyi yitirmesidir.
Bazen bir savaşı kaybetmek, kazanıldığında taşınacak olan yükten kurtulmaktır.
Eksilmeden çoğalamaz insan; her kayıp, gelecekteki bir varlığın tohumudur.
Kaybedilen her şey, geride ne kadar yer kapladığını giderken öğretir.
Sessizce gidenler, içimizde en çok gürültü çıkaran boşlukları bırakırlar.
Kaybetmek, sahip olma yanılsamasından uyanışın en sert halidir.
Avuçlarından kayıp giden her değer, aslında karakterinin ne kadar sağlam olduğunu test eder.
Güneşi kaybettiğinde ağlayanlar, yıldızların zarafetini fark edemezler.
Kaybetmenin acısı, o şeyin sende yarattığı anlamın büyüklüğüyle doğru orantılıdır.
Bazen kaybetmek, yanlış bir hikayede doğru kahraman olmaya çalışmaktan vazgeçmektir.
Eksik olan her şey, tamamlanma arzusunun en büyük yakıtıdır.
Gerçekten senin olanı kaybetmezsin; kaybettiğin, sadece senin olduğunu sandığındır.
Kaybetmek, hayatın bizden aldığı bir vergi değil, sunduğu bir yön levhasıdır.
Ruhun en büyük zaferleri, en ağır kayıpların enkazı üzerinde yükselir.
Gitmesine izin vermediğin her şey, aslında seni çoktan kaybetmiş demektir.
Kaybetmek, insanın kendi sınırlarını enkaz altındayken görmesidir.
Bir eşyayı kaybetmekten ziyade, o eşyanın taşıdığı hatırayı koruyamamak asıl yitiriştir.
Eksilmekten korkan ruh, büyümenin mucizesine asla ortak olamaz.
Kaybetmenin en sessiz hali, birinin yanındayken ona olan inancını yitirmektir.
Giden her parçanla beraber, aslında biraz daha hafifleyerek kendi özüne yaklaşırsın.
Kaybetmek, sadece bir vedadır; asıl son, o vedayı kabul edememektir.
Bazı kayıplar vardır ki, sarayın kapısını açmak için feda edilen eski bir anahtar gibidir.
Kendini kaybetmeyen hiç kimse, gerçekte kim olduğunu tam olarak bulamamıştır.
Kaybetmek, tutunmanın yorgunluğunu üzerinden atmak için bir fırsattır.
Gözden düşen her damla, kaybedilenin ruhumuzdaki tortusunu temizler.
Dünya bir terazidir; bir taraftan kaybederken, diğer taraftan tecrübe kazanırsın.
Kaybetmenin yarattığı boşlukta yankılanan ses, vicdanının en saf sesidir.
Harcadığın zamanı kayıp sayıyorsan, o zamanın sana ne öğrettiğini henüz görmemişsin demektir.
Bazen hayat, bize daha iyisini vermek için ellerimizi zorla açtırır.
Kaybetmek, varlığın kibrini kıran en şifalı tokattır.
Sonunda her şey kaybedilir; önemli olan, o şeylerin sendeyken ruhuna ne kattığıdır.
0 Yorum