Gökten dökülen her beyaz tanenin sessizliğinde, dünyanın bütün kirini örten ilahi bir merhamet gizlidir.
Kar, yeryüzünün gürültüsünü susturup ruhu kendi derinliğindeki sükunete davet eden beyaz bir uykudur.
Bulutların yeryüzüne gönderdiği bu zarif mektuplar, soğuğun içinde bile sıcak bir umudun olduğunu fısıldar.
Gökyüzü pamuktan hayallerini yeryüzüne sererken, her kristal tanesinde ayrı bir kaderin izi saklıdır.
Kar taneleri birbirine çarpmadan yol alıyorsa, biz de kırmadan ve dökmeden yürümeyi onlardan öğrenmeliyiz.
Sessizce yağan kar, kalbin en gürültülü köşelerini bile huzurla yıkayan göksel bir sessizliktir.
Doğa, bembeyaz bir kefenle değil, her bahar yeniden doğmak üzere beyaz bir gelinlikle uykuya dalar.
Kışın o sert ayazında kar yağmaya başladığında, aslında gökyüzü yeryüzüne sarılmak için bahane arıyordur.
Ayak izlerinin hemen kapandığı o sonsuz beyazlıkta, geçmişin yüklerinden arınıp yeniden başlamak mümkündür.
Kar, sadece toprağı değil, insanın hırslarını da örterek hayatın ne kadar duru olduğunu hatırlatır.
Pencereden süzülen o eşsiz manzara, kainatın en sessiz ve en muazzam sanatsal dışavurumudur.
Her kar tanesi, gökyüzünün yeryüzüne bıraktığı eşsiz ve tekrarsız birer imzadır.
Soğuğun kalbine düşen kar, aslında üşüyen ruhları birbirine yaklaştıran gizli bir ateştir.
Beyazın asaleti, yerdeki her pürüzü silerken zihnimizdeki karmaşayı da tek renge indirger.
Kar yağarken duyulan o derin sessizlik, aslında kainatın kendi iç sesini dinleme anıdır.
Dağların başına konan o beyaz taç, doğanın sabrının ve vakarının en güzel nişanıdır.
Rüzgarın savurduğu karlar, hayallerimizin yönünü bulmaya çalışan uçarı yolcular gibidir.
Kar kristalleri, soğuk bir iklimde açan ve sadece saflığa aşık olan nadide kış çiçekleridir.
Eriyip gitmeden önce bize zarafeti öğreten kar, vaktin kıymetini sessizce haykıran bir öğretmendir.
Yeryüzü beyaz bir kağıda dönüştüğünde, hayat bize üzerine yeni ve temiz hikayeler yazma fırsatı sunar.
Sokak lambasının ışığında dans eden karlar, gecenin karanlığına serpilmiş umut kırıntılarıdır.
Karın sesi yoktur ama dokunduğu her yürekte en derin hatıraların tınısını uyandırır.
Hava ne kadar soğuk olursa olsun, karın yağışı kalbi çocuksu bir neşeyle ısıtmaya yeter.
Bütün renklerin beyazda kaybolması, farklılıkların samimiyette birleştiği o yüce anı simgeler.
Kış uykusuna yatan toprağın üzerine serilen bu beyaz yorgan, yarının bereketli uyanışına hazırlıktır.
Kar taneleri, gökyüzünden süzülen kristalize olmuş dualar gibi sessizce gönlümüze iner.
Dünyanın tüm telaşını bir kenara bırakıp sadece karın düşüşünü izlemek, ruhun en saf ibadetidir.
Kar yağışı, zamanın yavaşladığı ve ruhun kendi menziline döndüğü o nadir mucizelerden biridir.
Sert fırtınaların ardından gelen o sakin kar yağışı, sabrın sonundaki huzurun somut bir resmidir.
Her kar tanesi bir başkasına benzemezken, hepsinin aynı beyazlıkta buluşması birliğin en zarif halidir.
Dallarda biriken karlar, ağaçların kış güneşine karşı giydiği en görkemli elbiselerdir.
Kar altındaki hayat, sabretmeyi ve beklemeyi bilenlerin sonunda mutlaka yeşereceğinin kanıtıdır.
Gökten inen bu beyaz sessizlik, yeryüzündeki tüm hüzünleri silip yerine tertemiz bir huzur bırakır.
0 Yorum