Kahve, ruhun sabah mahmurluğuna karşı verdiği en lezzetli dilekçedir.
Fincanın dibinde kalan telve değil, biriktirdiğim hayallerin tortusudur.
Dünya çok gürültülü ama kahvemin ilk yudumuyla her şey sessize alınıyor.
Dostla içilen kahve, zamanın akışını durduran tek legal büyü gibidir.
Kahvem sade, hayatım karmaşık, kalbim ise sadece samimiyetten yana.
Sıcak bir fincanı avuçlarımın arasına alınca, dünyanın soğukluğu biraz olsun diniyor.
Bazı insanlar şeker gibidir, kahvemin tadını bozar; bazıları ise kahvenin ta kendisidir, tadına doyulmaz.
Kelimelerin bittiği yerde kahve konuşmaya başlar, kokusuyla her şeyi anlatır.
Sabah kahvesi, hayata karşı çekilen bir barış bayrağıdır.
İçimdeki fırtınayı dindiren tek şey, bir fincan kahvenin üzerinde yükselen o ince duman.
Kahve bir ihtiyaç değil, ruhun kendi kendine verdiği en zarif moladır.
Telve ye bakıp gelecek arama, kahvenin kokusunda şu anın tadını bul yeter.
Aşk kahveye benzer; soğutursan tadı kaçar, çok ısıtırsan dilin yanar.
Kendi başına kahve içmek, insanın kendi ruhuyla yaptığı en samimi randevudur.
Mutluluğu uzaklarda arama, bazen sadece taze çekilmiş bir çekirdeğin kokusunda dır.
Kahvem bittiğinde dünya yeniden dönmeye başlıyor ve bu gerçekten çok yorucu.
Şekersiz kahve, hayatın acı gerçeklerine karşı bir antrenman gibidir.
Bir fincan kahve, binlerce kelimenin yapamadığı o derin sessizliği tek başına taşır.
Günün en güzel saati, kahve kokusunun evin her köşesine yayıldığı o eşsiz andır.
Kahve çekirdekleri gibi ezilmeden, o muazzam kokunu dünyaya yayamazsın.
Hayat bazen çok acı gelir ama bir fincan kahveyle o acıyı bile sevmeyi öğrenirsin.
Kitaplar, yağmur ve kahve; bu muhteşem üçlü varken yalnızlık sadece bir tercihtir.
Kahvemin dumanı, aklımdaki karışık düşüncelerin havaya karışıp gitmiş halidir.
Bazı dertler vardır ki ancak kırk yıl hatırı olan bir kahveyle hafifler.
Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sadece o kokuda huzur bulmak ister.
Kahve, uyanmak için değil, rüyalarını gerçek kılacak gücü bulmak içindir.
Sıcak bir kahve, kalbi buz tutmuş bir güne verilecek en güzel cevaptır.
Fincanım da ki her yudumda, unuttuğum bir hatıranın tadı gizli.
Kahve içen insanlar, hayatın acısını damıtıp keyfe dönüştürmeyi bilenlerdir.
Dünyanın tüm dertlerini bir kenara bırakıp sadece köpüğün tadına odaklanmak bir sanattır.
Kahve kokusu, evin ruhuna üflenen bir yaşam enerjisidir.
Sade bir kahve kadar net ve dürüst olmalı insan; neyse o, katkısız ve derin.
Zamanı durdurmak imkansız olabilir ama bir fincan kahveyle yavaşlatmak her zaman mümkündür.
Kahve, kalbin en kuytu köşelerindeki hüzne dokunup onu sevince çeviren bir iksirdir.
Güne kahveyle başlamak, mucizelere "ben hazırım" demenin bir yoludur.
Dostun kahvesi acı olsa da, gönlünde bıraktığı tat her zaman tatlı kalır.
Kahve fincanında ki o küçük fırtına, dışarıdaki büyük fırtınalardan daha gerçektir.
Hayatın her yudumunda farklı bir aroma vardır, önemli olan o aromayı duyumsayabilmektir.
Kahve, insanın kendine ayırdığı o en lüks ve en sade zaman dilimidir.
Son yudumu içtiğimde, bir sonraki fincanın hayaliyle avunuyorum; kahve böyle bir tutku işte.
0 Yorum